2Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Gastroenteroloji Kliniği, İstanbul, Türkiye
3Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, İstanbul, Türkiye
4Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği, İstanbul, Türkiye
Özet
Amaç: Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonları küçük çocuklarda nadir görülür ve sıklıkla subklinik seyirlidir. Hastalık çoğunlukla okul çağındaki çocuklarda görülmekte olup, 3–15 yaş arası çocuklarda toplumdan kazanılmış pnömonilerin %7–30’undan sorumludur. Bu çalışmada, hastanemiz çocuk kliniğinde takip edilen Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonu geçiren hastaların klinik, laboratuvar ve radyolojik bulgularının retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntemler: Çocuk kliniğimizde Ocak 2014 ile Aralık 2015 tarihleri arasında Mycoplasma pneumoniae tanısı almış 102 olgu çalışma grubunu oluşturdu. Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonu tanılı hastaların klinik, laboratuvar ve radyolojik bulguları retrospektif olarak değerlendirildi.
Bulgular: Çalışmaya alınan olguların yaşları 1 ay ile 14 yıl arasında değişmekte olup, ortalama yaş 6.94±3.12 yıldır. Olguların 52’si (%51) kız, 50’si (%49) erkektir. En sık başvuru şikâyetleri %80,4 ile öksürük ve %79,4 ile ateştir. Hastaların C-reaktif protein pozitifliği %65,3, sedimentasyon yüksekliği %66,7 oranlarında saptanmıştır. Hastaların %56,9’unda raller, %29,4’ünde ekspiryum uzunluğu ve %13,7’sinde wheezing tespit edilmiştir. En sık saptanan hastalığın %74,5 oranıyla pnömoni olduğu görülmüştür.
Tartışma: Hastalarda Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonu düşünüldüğünde, ilk etapta C-reaktif protein, sedimentasyon ve akciğer grafisi tetkikleri istenmelidir. Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonunun tanısında özgüllüğü ve duyarlılığı en yüksek testler serolojik testler olsa da tüm dünyada tanıda giderek önemi artan polymerase chain reaction testi, ülkemizde ve hastanemizde günlük pratikte kullanılmaya başlanmalıdır.
2Department of Pediatric Gastroenterology, University of Health Sciences, Ümraniye Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye
3Department of Pediatrics, University of Health Sciences, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye
4Department of Pediatric Infectious Diseases, University of Health Sciences, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye
Abstract
Objective: Infections due to Mycoplasma pneumoniae are rare in young children and frequently follow a subclinical course. The disease is mostly seen in school-age children and is responsible for 7–30% of community-acquired pneumonia
in children aged 3–15 years. In this study, the clinical, laboratory, and radiological findings of patients followed up in our clinic with Mycoplasma pneumoniae infection were retrospectively analyzed.
Material and Methods: Between January 2014 and December 2015, 102 children diagnosed with Mycoplasma pneumoniae infection were included. The clinical, laboratory, and radiological findings of patients diagnosed with Mycoplasma
pneumoniae infection were evaluated retrospectively.
Results: The ages of the subjects ranged from 1 month to 14 years, and the mean age was 6.94±3.12 years. Fifty-two (51%) patients were female and 50 (49%) were male. The most common symptoms were cough (80.4%) and fever (79.4%).
C-reactive protein positivity was detected in 65.3% of the patients, and an elevated erythrocyte sedimentation rate was found in 66.7%. Rales were detected in 56.9% of the patients, prolonged expiration in 29.4%, and wheezing in 13.7%.
Pneumonia was the most common diagnosis, with a rate of 74.5%.
Conclusion: In cases with suspected Mycoplasma pneumoniae infection, C-reactive protein, sedimentation rate, and chest X-ray should be evaluated for the initial work-up. Although serological assays are the most specific and sensitive tests for
the diagnosis of Mycoplasma pneumoniae infection, polymerase chain reaction testing, which is becoming increasingly important worldwide, should be used in routine clinical practice in our country and in our hospital.

